Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakika

Blog yazmanın nasıl bir hissiyat olduğunu izah etmeye çalışacağım. “Blog” yazmak aslında kişinin deneyimlerini, düşüncelerini ve yaşam biçimlerini yansıtan makale içeriklerini yazabildikleri web sitelerine verilen addır. Bilgi paylaşılınca güzel fikrini benimseyenlerin tercih ettiği bir araçtır. Kişiler özgür iradeleri ile yasa sınırları içerisinde her konuda bir blog yazısı yazabilirler. Tabi “özgürlük” biraz göreceli bir kavram. Bir kişi ömrü boyunca ne kadar insana yazdıklarını okutabilir. Bu durum normal hayatımızda biraz sınırlı. Tabi yazar, şair, gazeteci gibi bir mesleğiniz yoksa. Sıradan bir vatandaş için blog yazarlığı ilk bakışta biraz sıradaşı bir olay olarak gözükse de yazmayı sevenler için vazgeçilmez olabiliyor. Ben sosyal medyada yazmak yerine blog yazmayı daha keyif verici buluyorum. Blog yazarlığını 2005(MYSpaces) yılından beri yapıyorum. 2014 yılında atablog.org üzerinden yazmaya devam ederken 2019 yılında host firması ile yaşadığım sorun sebebi ile tüm yazılarımı, içeriğimi ve veri tabanımı kaybettim. Aslında yeniden başlamayı pek düşünmüyordum. Ancak dayanamadım ve yeni bir başlangıç yapmaya karar verdim. Sil baştan başlamak gerek bazen. İnşallah daha önceden edindiğim deneyimler sayesinde eskisinden çok daha iyi bir blog ortaya çıkarmayı başarabilirim. Hiç bir kazanç amacı gütmüyorum ve bu yüzden daha önceleri olduğu gibi banner reklam almayı düşünmüyorum.

Paslanmış parmaklarım ile yeni blogumun ilk yazısını yazıyorum. Hadi bakalım…

Reklam demişken! İnsanlarda ki blog yazarak para kazanma sevdası ulaşılması zor bir durumdur. Çünkü organik içerik üretmek ve bunu web üzerinde geniş kitlelere ulaştırarak reklam geliri kazanmak çok zor bir iş. Sabır, bilgi, zaman gibi sayısız unsur var. Benim için blog yazarı olmak “deşarj” olmaktan öte bir durum değil. Popüler olmak fenomen olamak gibi bir amacım hiç olmadı. Arama motorlarında ki algoritmalar artık çok gelişmiş olduğu için kopya içeriklerinizi algılıyor ve sitenizin daha arka planda bırakıyorlar. İşte o yüzden blog yazacaksanız kopyala yapıştır yapmayacaksınız. Okuyup, izleyip, araştırıp bunu kendi blogunuza yazacaksınız. Yazma işini beceremediğinizi düşünüyorsanız bence hiç vaktinizi boşa harcamayın.

Günümüz dünyasında kişiler güvendikleri ve kalemlerini güçlü buldukları kişiler üzerinden birçok deneyimi yaşamadan elde edebilmektedir. Okuma alışkanlığı zayıf olan birçok insan bu kısa blog yazılarını çok sevmiştir. Örnek vermek gerekirse, yurt dışında görmek istediğiniz bir yer olduğunu düşünelim. İnternet üzerinden ya da bilinen kitapçılardan herhangi bir kaynak bulamamış olabilirsiniz. Ancak seyahat üzerine yazıları yayınlayan bir blog sitesi olduğunu varsayalım. Gerçek kişileri yaşanan tecrübeleri sizlerin o ülke hakkında çok daha ayrıntılı bilgi edinmesine yardımcı olur. Herhangi bir sınırlaması olmayan blog yazıları çok kısa ya da çok uzun olabilir. Kendinize çok daha yakın hissettiğiniz bir yazarın blog sayfasını takip ederek hiç tanımadığınız bir arkadaş edinebilirsiniz. Yazarlar da kendi deneyimlerini paylaşarak hiç tanımadıkları insanlar ile kusursuz bir bağ kurmaktadır. İstediğinize göre yazarlara mesaj atabilir ya da blog yazılarına yorum yapabilirsiniz.

Blog yazarken dikkat etmeniz gereken durumlar vardır. Peki blog nasıl yazılır? Blog yazarı olmak kural tanımayan olaylar silsilesidir. İsterseniz fotoğraf paylaşabilir, her türlü kişisel bilginizi anonim hesaplar üzerinden kolayca paylaşabilirsiniz. Her istediğiniz konuda deneyimlerinizi kolayca aktarabilirsiniz. Yalnızca samimi olmanız beklenmektedir. Bunu okuyucularınız için yapmalısınız. Yazılarınızda imla hatası ve anlatım bozukluğu olmamalı. Bu kurallara uygun bir blog yazarı olduğunuz zaman okuyucularınızın sayısı hızla artmaya başlayacak ve git gide daha fazla insana ulaşmaya başlayacaksınız.

Son olarak blog yazmayı düşünüyorsanız iyi bir okuyucuda olmanız gerekiyor. Çok okuyup analizlerinizi yapıp kendinize özgü içerikleri yazmaya başladığınızda gerçek bir blok yazarı olursunuz. Kimsenin yazdıklarınızı okuyup okumadığını önemsemeden yazmalısınız. Hele ki güzel geri dönüşler de almaya başlarsanız tadından yenmez. İlla ki canınızı sıkacak yorumlar olacak. Bence kafanıza hiç takmayın. Eleştiri olarak yazılanları algılayın ve daha çok şevklenerek yazın. İlk yazım olduğu için paslanmışım o yüzden biraz kısa oldu. Sonra ki içeriklerde görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalın.

(Şuana kadar 167 kez görüntülendi, Bugün 1 kez görüntülendi.)